Öncelikle yeniden merhaba!
Geçen yazımda Erasmus+ hikayemin başlangıcını sınav ve mülakatı anlatmıştım eğer o yazıma bakmak isterseniz Tık Tık:).Şimdi ise geri kalan kısımda neler olduğunu paylaşmak istiyorum; çünkü Erasmus için en önemli ya da telaşlı kısım hangi ülkeyi seçeceğim konusu.Öncelikle bu aşamada tabi ki ben bu sınava şu ülkeye gitmek için girdim diye kararlılıkla başlayanlar olacaktır.Onların işi oldukça kolay olacak çünkü gideceğiniz ülkeye karar verdikten sonra şehir ya da üniversite seçimi çok daha kolay oluyor.
Gelelim bu konuda fikri olmayıp benim gibi kendini internette araştırma yaparken bulanlara.Benim bu konu da emin olduğum tek bir şey vardı ki bir öğrencinin yaşaması kolay olan bir ülke bulmalıyım.Yani demek istediğim şu ki yemek,barınma ve kişisel ihtiyaçlarım bütçemi aşmasın hatta üzerine para kalsın ki bol bol seyahat edebileyim.Çünkü daha en baştayken Avrupa'da okuma kısmının yanında bol bol seyahat etmek yeni insanlarla tanışmak,yeni kültürler tanımak,yeni yeni yemekler keşfetme isteğim çok fazlaydı.Kaldı ki aldığım bu akıllı karardan sonra-bana göre-istediğim çoğu şeyi gerçekleştirdikten sonra ülkeme geri döndüm.Lafı uzatmayacağım benim tercihim tabi ki çok fazla Erasmus Öğrencisinin tercihi gibi Polonya'dan yana oldu.
En çok gitmek,görmek belkide yaşamak istediğim ülkeler İspanya ve İtalya olsa da ben onları bir kenara ittim ve kendime en başta 3 seçenek bıraktım bunlardan biri Macaristan biri Çek Cumhuriyeti diğeri ise Polonya'ydı.Bu saydığım üç ülkede de para birimi euro olmadığı için yaşamak normal standartlardaki bir Avrupa Ülkesi'ne göre çok daha kolay.Daha sonra hocalarımın ve Erasmus Ofisimdeki danışmanımın tavsiyesiyle uzun bir araştırma sonucunda Polonya'da Lublin Şehri'ne gitmeye karar verdim ve hayatımın en doğru kararını verdiğimi anlamam için çok zaman geçmesine gerek kalmadı.Çünkü;ben o küçük,sessiz,sakin şehre resmen aşık oldum!
